ayhan altay

 

ANASAYFA

ÖZGEÇMİŞ

KÖŞE YAZILARIM

ARASIRA YAZDIKLARIM

YAZILARIM

ŞİİRLERİM

FOTO

GÖRSELLER

BANA YAZILANLAR

 

 

GERİ

 ÜÇ TUR YİRMİ BEŞ

Günümüzde de her çocuğun istemi olan bisiklet, yetmişli yıllarda yalnızca varsıların ulaşabildiği bir araçtı. Çocukların, Sinop’ta bisiklete binme zevkini tadabildikleri tek yer vardı. Futbol alanı. Günümüzde üzerinde müze ve yeni Hükümet Konağı olan alan geçmişte Futbol alanıydı. Bu tozlu alanda ise küçük, büyük ve üç tekerlekli bisikletlerini kuzey yönündeki türbenin gölgesinde barındıran “Bisikletçi Cihat” bulunurdu.

Cihat, sabahtan dizdiği bisikletlerinin başında mevsim yazsa gece geç saatlere kadar müşteri beklerdi. Bir yandan, günümüzde olsa belki kimsenin binmek istemeyeceği kadar hurdalaşmış bisikletlerini onarır, diğer yandan “üç turu yirmi beş”e bisikletleri kiraya verirdi. Karışıklığa getirip turu dörtlediğimizi gerçekten fark etmez miydi, yoksa fark etmemişliğe mi verirdi bilmem ama bu kaçamak fazla turların başka bir hazzı olurdu. Zaten kara olan derisinin yağdan daha da kararmış olan bu adamın kızdığını görmezdik.

Küçük oldukları ya da kullanmasını bilmedikleri için, İki tekerlekli bisiklete binemeyecek durumda olan çocuklar, üç tekerlekli bisiklete binerlerdi.

Biraz daha büyük olanların tercihi iki tekerleklilerdir. Gerçekte her çocuğun istemi iki tekerlekli bisiklettir ya… Rüzgârı yüzünde duyumsayıp, arkasında bir toz bulutu oluşturarak pedal basmanın hazzını hangi çocuk istemez…

Bisiklet bir kişilik olma simgesidir. Kendi gücüne ve yeteneğine güvendir. Cakadır, alan kenarından geçmekte olan kızlara…

Sinop’ta bugün yaşları kırkların üzerinde olanların çok büyük çoğunluğu bisiklete binmeyi burada, Cihat’ın bisikletlerinde öğrenmiştir. Acemilerin arkasından koşan yardımcısına karşın özellikle dönüş yapamayarak düşmesi, zaten birer hurda sayılabilecek bisikletlerin sık sık bozulmasına neden olurdu.

Şimdi yalnızca türbe duvarlarının tanıklığı kaldı anılarla...

GERİ