2000’li yılların solu, edebiyatta -en çok da şiirde- “yitik cennet” olarak betimlenen çocukluk gibidir.
1960- 1980 arası ülkemiz solu için “yitik cennet” oldu. Artık solun mücadelesinde yer alan ve almayanlar için de bu olgu geçerli.
Artık solda yer almayan -düzene uymuş onu eleştirmekten bile çekinen- “Yorgun Demokratlar” bir kaçıştır yitik cennet. Onlar oturdukları yerden bolca “yitik cennet” günlerinde nasıl kahramanca savaşım verdiklerini anlatarak avutur görülürler. Oysa; düştükleri durumun yanlışlığını içlerinde duyumsar ama çevresindekilere karşı “yitik cennet” anılarını anlatarak kendilerini değerli kılmaya çalışırlar.
Günümüzde o “yitik cennet” doyumunu arayan bir diğer küme ise ısrarla o günleri yeniden yaşamaya çalışanların durumunun oluşturduğu ayrı bir kısır döngüdekilerdir. Oysa o ırmak çoktan yatağını değiştirmiştir. Artık ne eski su vardır ne de o günlerin havası. Değişen dünyada dünün biçemlerine yer olmaz. Paylaşım savaşımı, çoktan yaşam savaşına dönüşmüştür. Dün için doğru olanlar; günümüzde suya yazılmış yazı kadar yersizleşmiştir.
Gittikçe tüketilen gezegenimizde öncelik; kapitalizmin gezegeni yaşanılmaz kılma çabasının engellenmesi savaşımı olmalıdır.
27 Aralık 2025