ayhan altay

ANASAYFA

ÖZGEÇMİŞ

KÖŞE YAZILARIM

ARASIRA YAZDIKLARIM

YAZILARIM

ŞİİRLERİM

FOTO

GÖRSELLER

BANA YAZILANLAR

 

SOL YANIMDA YARA VAR

Türkiye’nin sol yanı sancılı.
Türkiye’nin sol yanı hep sancılı olmuştur zaten. Sola karşı çok büyük propagandalarla yetişen insanlar ülkesidir Türkiye. Sol, bir türlü gerçek rayına oturamamıştır.
Solun değerinin toplumda zirve yaptığı 1968 – 1980 döneminde bile sol, kendi şeridine oturamamıştır.
1980’den sonra ise sol iyice çizgisi dışında algılanmıştır. Bazı yazar ve politikacıların üstün gayretleriyle “Kemalizm” sol olarak topluma dayatılmış, bunda da başarılı olunmuştur.
Kendine özgü bir çağdaşlaşma hareketi olan Kemalizm, sonundaki “izm” ekine karşın toplumun üretim biçimi ve ilişkilerine yönelik bir kurama dayanmaz. Bu nedenle de bir kapitalizm ya da sosyalizm gibi toplumsal sistem değildir.
Kemalizm, toplumsal bir sistem önermediği, hele hele solun referans kuramlarıyla hiçbir yakınlığı olmadığı içindir ki bu ülkenin solu yolunu bulamamıştır ve hep sancılıdır.
*          *          *
Ülkemizde gerçek anlamda bir sosyal demokrat hareket bile oluşamamıştır. En kısa tanımıyla; “üretim araçlarının mülkiyetine dokunmadan, toplumda gelir dağılımını düzenlemeye çalışan sistem” olarak tanımlanabilecek sosyal demokrat düşüncenin ülkemizdeki durumuna bir göz atalım.
CHP’nin yukarıdaki tanıma uyan bir programı olmadığını biliyoruz. Yüz yıl öncesinin modernizm anlayışına saplanıp kalmış, kendini yenilemekten sürekli kaçınan, değil sosyal demokrasi, demokrasinin “D”sinin bile parti içinde işletilmediği bu yapının topluma umut vermediği ortada.
Mustafa Sarıgül’ün “Türkiye Değişim Hareketi” adıyla başlattığı yeni bir süreç var. Adı daha konulmayan bu partinin -Pazar günkü ilk gövde gösterisi bile yapılmadan- toplumda izlenmeye başlandığını rahatlıkla gözlemliyoruz.
Anadolu’da partileşme sürecini başlatanların bile bilmediği bir ilginin bulunduğunu da ben yazayım. Birçok CHP’li, CHP’nin iktidar olamayacağı düşüncesiyle – ki ben de aynı düşüncedeyim- susadıkları iktidarın Sarıgül’le geleceğini düşünmekteler. Bu da Sarıgül’e ilgiyi artırıyor.
Sarıgül’ün bugüne dek açıklanmış bir programı olmadı. Görünen köy kılavuz istemez, Sarıgül hareketinin sosyal demokrat bir program getirmesini hiç beklemiyorum. Ama siyaset umut satıcılığıdır. Sarıgül, şimdilik bunu beceriyor görülüyor.
*          *          *
AKP’nin düşüşe geçtiği bir gerçeklik. Şimdiye değin iktidar olan tüm partiler gibi para babalarının önünü açan ve yükü sıradan insanların sırtına vuran AKP de iktidarının son yıllarını yaşamaya başladı. Bu hızla erirse bir dönem daha iktidar olması seçim yasaları ve kendi dışındaki gelişmelere bağlı olacaktır.
AKP’yi iktidarda tutacak kendi dışındaki en büyük güç CHP’dir. AKP’nin yitirdiği oyların bir tekinin bile CHP’ye geleceğini sanmıyorum. Tam karşıtı olarak CHP oylarında ciddi bir azalmanın başladığını sanıyorum.
“Solda Büyük Buluşma” adıyla gelişen yeni sol hareketin de partileşmesiyle CHP’nin sol ve alevi tabanından aldığı oyların hatırı sayılır bir bölümünün de ayrılacağını düşünüyorum.
*          *          *
Yüzde on barajıyla yapılacak bir seçimde, kendini sol sayan yapılardan hangisinin barajı aşacağı bir bilinmez olarak karşımızdadır. Bilinen şudur ki bu durum oyları azalmasına karşın AKP’yi bir dönem daha iktidarda –olasılıkla bugünkünden daha fazla milletvekiliyle- tutacaktır.
Öyle görülüyor ki; önümüzdeki seçimlerde CHP’nin “oyları bölmeyelim” çağrısı bir işe yaramayacak. Bu durumda AKP iktidarını engelleyecek tek bir seçenek var. O da barajsız bir seçim.
Barajız seçimin, CHP’nin oylarını yüzde beşler dolayına düşürebileceği için Sayın Baykal’ca kabul edilmeyeceği de ortada.
Sonuçta, tünelin ucu hala karanlık.