ayhan altay

ANASAYFA

ÖZGEÇMİŞ

KÖŞE YAZILARIM

ARASIRA YAZDIKLARIM

YAZILARIM

ŞİİRLERİM

FOTO

GÖRSELLER

BANA YAZILANLAR

 

               

           SEÇİMİN YILDIZI DEMİRTAŞ

           Pazar günü yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçiminin tek bir yıldızı var: Selahattin Demirtaş.

           Kendisine oy vermeyeceklerin bile hayranlık ve beğeni ile izlediği, sıcaklık ve yakınlık duyduğu kişi Demirtaş.

           Bu CHP’lisi için de,  AKP’lisi için de böyle. Hatta MHP’ye oy veren ve adayına oy verecek olanların büyük bir bölümü için de öyle.

           Peki, bu durumda Demirtaş ikinci tura kalabilir mi? Ne yazık ki –benim gönlüm değil ikinci tura kalması, birinci turda seçilmesini ister ama- bu olasılık çok zayıf.

           Şurası bir gerçek ki Demirtaş’ın kişiliğinde savunduğu yeni düzen oldukça büyük bir ilgi görüyor.

           Öncelikle diğer adayların yanına yaklaşamayacağı kadar demokrat, özgürlükçü ve uzlaşmacı. Asla toplumu ayrıştırmayacak –siz bölmeyecek anlayın- bir söylem yürütüyor. Bugüne dek hiçbir işe yaramadığını gördüğümüz tekçi anlayışa karşı “birlik” anlayışını içtenlikle savunuyor. Tek millet, tek din ya da tek mezhep anlayışının özellikle Ortadoğu’yu nasıl kan gölüne çevirdiğini görüyoruz. Demirtaş; işte bu duruma gelip, birbirimizi boğazlamamızın önleneceği öneriyi sunuyor. “Ortak vatanda birlikte yaşamak…”

           Erdoğan’ın birkaç fazla oy alabilmek için nasıl da toplumu bölüp parçalanmasına, ileride birbirini boğazlamasına neden olacak söylemi karşısında Demirtaş, sığınılacak limanı işaret ediyor.

           Ekmel Bey, geçmişin (tutuculuğun) savunucularının adayı. Yeni hiçbir şey önermiyor. Oysa ne dünya eski dünya, ne Türkiye eski Türkiye. Alacağı oyların çok büyük çoğunluğu, Erdoğan’ın ülkeyi sürüklediği tehlikeye karşı olanların sehven verdiği destekten kaynaklı. Oy vereceklerin çok büyük çoğunluğunun gönlünün rahat olmayacağı çok açık.

           Peki, bu ortamda en çok oy alanın, Selahattin Demirtaş olması gerekmiyor mu?
           Yanıt belli: Hayır.
            Bunun elbette nedenleri var. Bakalım:

           On yıllardır bu toplumda oluşturulan Kürt düşmanlığı ilk neden. Toplum, darbeler ve sonralarında kendisine belletilen ezberlerini bozamıyor. Yani sempatinin güven ve desteğe dönüşmesi için ezberleri bozacak kadar zaman gerekiyor.

           Toplulukların güçlüden yana olana destek verme kusuru vardır. Kamuoyu yoklamaları adı altında yapılan anketlerle toplumda oluşturulan algı, Demirtaş’ın yarıştan üçüncü çıkacağı doğrultusunda. Bu da bazılarının desteğini engelliyor.

                              *          *          *

           Toplumların politik tavır almalarında belirli bir sıralama vardır: Sempati, güven destek.  İnsanlar, yeni düşünce ya da kişilere önce sempati duyarlar. Sonra güvenirler ve daha sonra desteklemeye başlarlar.

           Düşünce değiştirmede ise bu sıralama tersinden işler. Önce sempatisi, sonra güveni kaybolur. Bu aşamalarda gönül rahatlığıyla olmasa da desteği sürer. Çünkü kopuş zor bir aşamadır. Kendisini tanımladığı, ait olduğunu hissettiği bir yerden ayrılmak gerçekten zordur.

           Görülen odur ki; AKP seçmenin büyük bölümü sempatisini yitirmiştir. Güveni ise sallanmaktadır. CHP seçmeni ise hem sempatisini, hem de güvenini yitirmiş, desteğini kerhen sürdürmektedir.

           AKP ve CHP için çanlar çoktan çalmaya başlamıştır. Süreci tersine çevirmek elbette onlar için de olasıdır ama tuttukları yolun süreci tersine çevirmeye yeteceğini hiç sanmam.

           Birlik için, demokrasi için, barış için, yoksulun hakkı için, toplumun tüm ezilenleri için benim oyum Demirtaş’a.

 

     

 

       

 

Tracking hits